Hayir, benden ayrilamazsin!
16 Agustos 2005 Saat: 03.48

Erkekler ayriligi neden kabullenemiyor? Yapilan arastirmalar; kaybeden taraf oldugunu göstermemek adina, erkeklerin aniden duygusal bir kaosa düstüklerini gösteriyor.

O tam bir maço! Sert, kimseye eyvallahi olmayan, duygusal bosluga düsmeyen biri. Kisacasi tam bir erkek. Meltem onu kapinin önüne koydugunda, Ahmet'in tepkisi çok basit oldu ve sadece "Canin ceheneme" dedi.

Her seyi arkada birakip gitmek gerçekten kolay mi?

Meltem, Ahmet'i terk etti, çünkü her alkol alisinin ardindan degisiyor, vahsilesiyordu. Onu terk etmeye kalktiginda ise, Ahmet bir çocuk gibi aglayip yaygarayi kopardi. Diz çöküp af diledi, hatta kendini öldürmekle tehdit etti. Birçok erkek kaybettigini kabullenemediginden ve bunu baskalarina göstermek istemediginden, kendini ve çevresindekileri kandirmaya, sorunlari alkolde bogmaya çalisiyor. Ayni zamanda da kendine hayali bir dünya yaratiyor.

Disi sert içi paramparça

Ne yazik ki bu bilinçalti bastirma biçimi sadece görünüste etkili oluyor: Çevredeki insanlara karsi yikilmayan adami oynamak, ama gerçekte çalkantili iç dünyaya sahip çikamamak... Doktorlar, terk edilmis erkeklerde korku, depresyon, kalp hastaliklari, nefes darligi, asiri terleme gibi semptomlara rastliyor. Bu rahatsizliklarin tümü ise psikosomatik yelpazenin parçalarindan biri. Çünkü ask; kisiyi yara almaya daha açik hale getirebiliyor. Öyle ki, terk edilmenin düsüncesi bile erkeklerde panik olusmasina neden olabiliyor. Bu nedenle de birlikte olduklari kadini sahipleniyor ve "Bu kadin bana ait" düsüncesine kapiliyorlar.

Gergin ortamlarda bile ayrilik erkekleri sasirtiyor

Erkekler iliskilerindeki tüm alarm sinyallerini görmezden gelmeye çalisirlar. Görmüyorum! Duymuyorum! Konusmuyorum! Bir problem mi var? Öyleyse hemen hasir alti edip konuyu kapatalim!Alman psikolog Dieter Eppeler, 832 erkek üzerinde bir arastirma gerçeklestirmis. Bu arastirmanin sonuçlarini söyle açikliyor: "Erkekler aylarca birlikte olduklari kadinla her gün kavga etseler bile, terk edildiklerinde sasiriyor ve dengelerini kaybediyorlar." Çünkü ayriligi bir patlama gibi yasiyorlar. Olusan baski ise duygusal dünyalarini saran koruma güdülerini ortadan kaldiriyor, temel korkulari uyandiriyor ve erkekligi yaraladigi gibi ayni zamanda çaresizligi de beraberinde getiriyor. Kadinlarin problemlerini, düsüncelerini ve duygularini paylasabilecekleri kadin arkadaslari vardir. Ayrilmaya karar vermeden önce uzun bir süre düsünüp, mücadele edip aci çekerler. Erkekler bunu yapmaz. Onlar çaresizlik, öfke ve kiskançlik gibi duygularina teslim olurlar.

Erkekler ayriligi 5 yilda kabulleniyor

Ayrilik noktasina gelen erkeklerin beyinlerinde, en derin korkularini koruyan sigortalar atiyor. Aci; çilginlik, nefret ve intikama dönüsüyor. Her gün gazetelerde yer alan dramatik ayrilik haberlerini ancak bu sekilde açiklamak mümkün. Gazetelere yansiyan ayrilik haberlerinden birinde adam, kendisini terk eden karisinin evinin önünde "Beni hayatin boyunca unutmamani diliyorum" diye bagiriyor. Sesleri duyan karisi cama çiktiginda ise üzerine benzin döküp karisinin gözleri önünde kendini yakiyor. Bir diger olayda ise terk edilen baba küçük kizini kaçirip bir köprünün üzerine çikiyor ve cep telefonundan karisini ariyor. "Beni ve kizi bir daha göremeyeceksin" tehditini savurduktan sonra kiziyla birlikte köprüden atliyor. Uzmanlar, erkekler duygulari ve korkulari hakkinda konusmayi ögrendiklerinde, bu tür trajedilerin daha az yasanacagini belirtiyor. Çünkü ancak bu sekilde erkekler ayriligin aci verdigini ama ayni zamanda her iki taraf için de yeni bir baslangiç anlamina geldigini anlayabilirler. Yapilan arastirmalar, erkeklerin kadinlara göre bir ayriligi kabullenmek için daha uzun bir süreye ihtiyaç duyduklarini gösteriyor: Ortalama bes yil. Kadinlarda ise geçmisi hazmetme süresi iki yil.

Kadinlar hatalarindan ders çikariyor

Kadinlar iliskilerinin hangi nedenlerden dolayi yürümedigini iyi tespit edip, kendi hatalarini da sorgulayip, onlari gelecekte tekrarlamamaya çalisiyorlar. Erkekler ise bu konuda pek basarili degil. Konuyla ilgili arastirmaya katilan her on erkekten yedisi: "Iliskimin neden yürümedigini anlamiyorum" cevabini veriyor. Hatta arastirmaya katilan erkeklerin yarisi, karsi tarafi tek suçlu olarak ilan ediyor: "Hiçbir neden yokken beni terk etti." Belki gerçekten buna inaniyorlar. Çünkü gerçek, kabul edilemeyecek kadar aci verici. Bundan dolayi hemen yeni bir koruma kalkani olusturuyorlar.

Bir diger çare: Yeni bir kadin!

Karisi veya sevgilisi tarafindan terk edilen erkek, 'çivi çiviyi söker' misali baska bir kadin arayisina giriyor. Amaç; digerini unutmak ve teselli bulmak. Iste bir yanilgi daha! Çünkü yeni kadin bir anlamda kurban olarak seçiliyor. Oysa baskalarini suçlamak, yeni koruma kalkanlari olusturmak yerine, biraz kendini sorgulamak daha iyi degil mi? Her krizin olgunlasmak ve bir anlamda hayatini düzene sokmak anlamina geldigini unutmamak gerekiyor.